DergiARA
EDEBİYAT

Erzurum Yolculuğu

Puşkin, 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Kafkasya üzerinden Erzurum'a varan yolculuğunu anlatıyor kitabında.

Neslihan Bayram Yavuz·04.09.2026·1 dk okuma
Erzurum Yolculuğu

Daha çok Kafkasların ön planda olduğu yolculuğunda Puşkin insanlara dair gözlemlerini anlattığı gibi çevresine gösterdiği dikkati de kaleme alıyor.

Ben de kitaptan minik minik birkaç detay aktarayım, Puşkin'in nelerden bahsettiğine dair bir fikir olur.

Yolculuğu sırasında geçtiği Lars'ta epik şiirlerinin yer aldığı "Kafkas Tutsağı"nın bir kopyasını bulup okuyor, hem de büyük bir zevkle.

Ruslara özgü o alaycılığı ona ders oluyor, artık insanları görünüşlerine göre değerlendirmeyeceğini söylüyor.

Kafkaslar tehditkâr, Gürcistan sevimli.

Ordusuyla buluştuktan sonra kaldığı karargâh, buradaki yaşam çok hoşuna gidiyor. Civardaki Ezîdîler ilgisini çekiyor.

Sokakları dar ve dolambaçlı Erzurum'a geliyor nihayet. Burada esir alınmış paşalardan birinin onun şair olduğunu öğrenince sarf ettiği sözler hepsinin çok hoşuna gidiyor ki bizim aşina olduğumuz cümleler bunlar: "Bir şairle karşılaşmak hayra alamettir. Şair dervişin kardeşidir. Onun şu dünyada ne yurdu vardır ne de malı mülkü... Biz faniler şan şöhret, para pul ve iktidar peşinde koşarken o, yeryüzünün hükümranıyla aynı hizada durur, karşısında herkes saygıyla eğilir."

Yolculuğunun son demleri yaklaşmakta... Erzurum'da vebanın baş gösterdiğini öğreniyor Puşkin. Vebalı bir hastanın kollarına giren iki Türk kayıtsızlığı ve rahatlığıyla onu Avrupalı ürkekliğinden utandırıyor.

Savaş yeniden başlamak üzere. Erzurum'dan ayrılıp sevgili yurduna dönüyor şair.

Puşkin, Rusların başarısını yeterince övmediği için eleştirilmiş ve Erzurum'a yaptığı bu izinsiz yolculuk Çar I.Nikola'nın Puşkin'i ev hapsiyle tehdit etmesiyle sonuçlanmış.

Çok daha fazla detay var elbette kitapta ve Puşkin'in izlenimleri çok dolaysız. Son olarak kitabın çevirmeni Eyüp Karakuş'un dipnotları çok açıklayıcı ve bilgilendirici.

Neslihan Bayram Yavuz

Merhaba, ben Neslihan Bayram Yavuz. Çok geç de olsa fark ettim ki okumak yetmiyor, okuduklarımı paylaşmak da istiyorum. Böylece okuduklarım hakkında duygu ve düşüncelerimi anlatmaya karar verdim. Tam da bu sebeple her hafta cuma günü "Sayfalar Arasında" konseptiyle sizinle buluşuyorum. Kitaplarla kurduğum bağı yazdıklarım aracılığıyla sizinle paylaşıyor, kimi zaman bir klasikle kimi zaman modern bir eserle sizlerle buluşuyorum. Edebiyatın gücünün bizi birleştirdiği ortak noktada sizinle aynı dili konuştuğumu bilerek yazmaya devam ediyorum.

Profili gör
İlgili yazılar