Bir insan beklerken neye dönüşür? Marguerite Duras, Acı
Duras, Robert L.yi bekliyor, tüm gücüyle. Yetmeyen, yetiremediği gücüyle...
Duras'tan okuduğum yedinci kitap olmuş "Acı". İçlerinde en sevdiğim hâlâ "Pasifik'e Karşı Bir Bend". Belki de ilk onu okuduğum içindir. "Sevgili"yi de çok severim ama. "Acı"ya gelince üçüncü sıradaki "Hiroşima Sevgilim"in tahtını salladı bir, edemedi yerinden neticede. Girizgâhım bu kadardır, arz ederim.
Duras, Robert L.yi bekliyor, tüm gücüyle. Yetmeyen, yetiremediği gücüyle... Kolay mı Nazi subaylarının toplama kampına götürdüğü bir eşi beklemek? Şimdi onun izini sürmek, ona ulaşabilmek, ondan bir haber almak önemli olan. Bunun için de ne gerekiyorsa yapmak ki tam bu noktada hiç istemese de bir Nazi subayıyla yakınlaşıyor Duras. Sonrası, eşine kavuşacak mı, bekliyoruz Duras'la biz de. Günlüğün sayfalarında satırlarının üzerindeyiz.
Duras, içine işleyen, ona nefes dahi aldırmayan acısını öyle bir anlatıyor, betimliyor ki yanı başınızda çekse bu acıyı ancak bu kadar hissederdiniz. Savaşın ağırlığının geride kalan üzerindeki ağırlığı tartılacak gibi değil. Tartamayız. Duras da tartamıyor.
Bu ilk anlatıdan sonra da birkaç anlatısı var Duras'ın. Hepsi yazarını ele veren, kısa, eksiltili cümlelerle ucu bucağı size bırakılmış düzyazılar...
İlk bölüm, 2017'de sinemaya da uyarlanmış.
"Acı"yı Türkçeye Orçun Türkay çevirmiş.
Merhaba, ben Neslihan Bayram Yavuz. Çok geç de olsa fark ettim ki okumak yetmiyor, okuduklarımı paylaşmak da istiyorum. Böylece okuduklarım hakkında duygu ve düşüncelerimi anlatmaya karar verdim. Tam da bu sebeple her hafta cuma günü "Sayfalar Arasında" konseptiyle sizinle buluşuyorum. Kitaplarla kurduğum bağı yazdıklarım aracılığıyla sizinle paylaşıyor, kimi zaman bir klasikle kimi zaman modern bir eserle sizlerle buluşuyorum. Edebiyatın gücünün bizi birleştirdiği ortak noktada sizinle aynı dili konuştuğumu bilerek yazmaya devam ediyorum.



