top of page
IMG_8944.JPG

Bir Aşk - Sara Mesa

  • Neslihan Bayram Yavuz
  • 24 Nis
  • 1 dakikada okunur

"...ev sahibinin dediği gibi taşra böyle bir yer mi?"


Taşranın nasıl bir yer olduğuna dair bir fikri yok tabii Natalia'nın bir köye yerleşmeye karar verdiğinde. İşinden ayrılınca bir kaçış olarak gördüğü bu yeni yaşama dair umudu çok o yüzden. Çeviri yapacak, küçük bir yerde yaşayıp yeni arkadaşlar edinecek, bir köpeği olacak, bahçeyle uğraşacak. Ama hayat planlananlar değil başa gelenlerle -bu klişe cümleyi idare ediverin lütfen- şekilleniyor. Nat için de durum bundan ibaret. Bir hevesle geldiği kırsalda kapana sıkışıp kalıyor Nat.


Ne doğayla mücadele edebiliyor ne insanlarla. Doğa neyse de bu küçücük yerin küçük düşünen insanları arasında şehirden gelip üstüne üstlük bir de yalnız bir kadınsanız sırf bu yüzden bile dışlanmaya, öteki olmaya, yeri geldiğinde ezilmeye namzetsiniz. En yakın görünen dahi gün gelince sırt çevirebilir bu kısıtlı çevrede. Birbirini tanıyan, gizlisini saklısını bilen insanlar arasında öteki olmaya, en ufak hatasında(!) dışlanmaya mahkûm yaşayabilmek ne kadar, nereye kadar mümkün? O hâlde Nat için her gün birbirinden zor geçecek.


"Bir Aşk" mı? Peh... Gayet ironik bir seçim olmuş bu başlık. Aşk sanılan bir duygu bozukluğu var, gittikçe dibe vuran bir kadın var, yalnızlığında çırpınan bir insanın olmayacak bir ilişkiye tutunma çabası var. Üstüne de Nat bir şekilde iletişim kurmak zorunda kaldıkça devamlı sorun yaşadığı, her birine ayrı sinirlendiğiniz köy sakinleri var.


Buz kesmek, tüylerinizi diken diken etmek, kanınızı beyninize sıçratmak için "Bir Aşk"ı okuyun. Mesa'nın gücü, yarattığı ve sonuna kadar dengede tuttuğu bu atmosfer benim gibi sizi de etkilesin isterim.


"Bir Aşk"ı Türkçeye Çağla Soykan çevirmiş.


Neslihan Bayram Yavuz

Yorumlar


Bize Ulaşın

 

© 2035 by ARA. Powered and secured by Wix 

 

bottom of page