top of page
IMG_8944.JPG

Saraybosna Radyosu - Tijan Sila

  • Neslihan Bayram Yavuz
  • 5 gün önce
  • 1 dakikada okunur


İlk bombalar düşerken yatak odasındaki halıya karın üstü yatmış, radyo dinliyordum.

...

"Sevgili komşular, nedir bu?" diye sordu komşulardan biri, bodruma girdiğimiz sırada.

...

"Ne demek olacak?" diye onun sözünü kesti Marija nihayet. "Savaş çıktı."


İşte böyle evimizde otururken çıkıveren bir şey savaş ya da çıkmış da bize gelene kadar farkında olmadığımız. Tijan Sila o sırada bir çocuk olduğu için ilk gruba girenlerden, öncesini sonra öğreneceklerden.


Eğitimli bir aileye doğan Sila, savaş başladığında on yaşında olduğu için çocuk duyarlılığıyla yazıyor geçmişe dönüp de olan biteni. Çocuk gözünden o günleri nasıl geçirdiklerini, insanların birbirlerine yeri gelip destek yeri gelip köstek oluşlarını, Sila'nın arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle ilişkilerini, savaşın gölgesinde hem çevrelerinin hem insanların nasıl değiştiğini okuyoruz. Geçmişi anlatırken herhangi bir paragrafın sonunda gelecekten de haber veriyor. Sonrasında kaçarak göç ettikleri Almanya, buraya alışma çabaları, ebeveynin yaşlanması ve onlarla yaşadıklarını anlatıyor.


Sila'nın anlattıklarında savaşın dehşetinin yanı sıra beni en çok üzen ailenin ona uyguladığı hem fiziksel hem duygusal şiddet oldu ki eğitimli bir aileden bunu kolay kolay beklemediğimiz için olsa gerek üzüntüm. Fakat Sila bu durumu Saraybosna'da çocukların yetişkinler tarafından aşağılanmasının ve dövülmesinin alışkanlık hâline geldiğini söyleyerek açıklamaya çalışıyor. Kendi kendine bunun nedenini soruyor: "Temelde arsız ve küstah olduklarına inandıkları için mi çocuklara acımasızca davranıyorlardı yoksa onları dövebilmek -ve böylece karanlık bir dürtüyü tatmin edebilmek- için mi arsız ve küstah olduklarına kendilerini inandırıyorlardı."


Yazar, ailesiyle 1994'te ayrılmış Saraybosna'dan. Kendi neslini "unutulanlar" diye tanımlayan Sila'nın topraklarına

dönmesi, geçmişi anması da 2018'de romanlarından biri Boşnakçaya çevrilip bir edebiyat festivaline davet edilince olmuş.


Sila'nın yalın ve düz, sadece olanı biteni anlatmasını sevdim. Bazen duygularımızı coşturunca severiz savaşı işleyen kitapları bazen de böyle dümdüz anlatınca.


Tijan Sila'yı Türkçeye Ayça Sabuncuoğlu çevirmiş.

Yorumlar


Bize Ulaşın

 

© 2035 by ARA. Powered and secured by Wix 

 

bottom of page