Büyük Büyükanne Webster-Caroline Blackwood
- Neslihan Bayram Yavuz
- 2 gün önce
- 1 dakikada okunur

Büyük Büyükanne Webster 1977'de Paul Scott'ın "Geride Kalanlar" romanıyla Booker finaline kalmış ama ödülü alan Scott olmuş. Jüri başkanı Philip Larkin bu kadar otobiyografik bir öykünün kurgu olarak kabul edilemeyeceği konusunda ısrar ederek belirleyici oyunu Scott'tan yana kullanmış.
Kitaptaki büyükanne Blackwood'un büyükannesine dayanıyormuş. Çocukken yaşadığı Clandeboye, kitabın ilk kısmının mekânı olan Dunmartin Malikânesi'nde can bulmuş. Yazarın özel hayatında yaşadığı çöküş kitaba da yansımış. Bu kadar ön söz bilgisi yeterli, gerisini okursunuz deyip kitaba geçiyorum.
Adeta canlı olan Dunmartin Malikânesi, büyük büyükanne Webster'in çok yaşlı olmasına rağmen yaşamakta ısrar ettiği, terk etmeyi aklından dahi geçirmediği gotik bir malikâne. Bu malikâneye bir süreliğine misafir oluyor on dört yaşındaki anlatıcı. Geçirdiği minik bir operasyondan sonra ağır kansızlık teşhisi konunca doktorları deniz havası alırsa daha hızlı iyileşeceğini söylüyor, annesi de onu büyük büyükanne Webster'ın yanına gönderiyor. İki ay kaldığı bu malikânede büyük büyükanne Webster'i, bu değişik, katı, soğuk kadını, tanımaya ve anlamaya çalışıyor. Bu koca evden ayrıldıktan sonra ailesinin diğer bireylerini, özellikle de halası Lavinia'yı anlatıyor. Babası, büyükannesi, büyükbabası derken ailenin tüm geçmişini öğreniyoruz. Büyükannenin ilgi çekici hikâyesi de anlatıda bayağı yer tutuyor.
Aile hikâyeleri, bir de gerçek hayattan beslenmişse her zaman en sevdiklerimden olmuştur. Sırf bu neden bile Blackwood'u ve kitabını sevmem için yeterliydi. Ama kendini merakla okutan anlatının, yazarın aile bireylerinin portrelerini çizmekteki ustalığının, mekânın ruhunu okura geçirmekteki becerisinin hakkını da yiyemem asla.
Kitabı Türkçeye Gökçe Yavaş çevirmiş.




Yorumlar