Dansa Davet - Jean Teule
- Neslihan Bayram Yavuz
- 2 Oca
- 1 dakikada okunur

1518'de Strazbourg'da görülen bir salgın var, nedeni tam bilinmeyen. Teorinin birine göre çavdar otunun saplarında oluşan bir küfün ekmeğe karışması sonucu uyuşturucu etkisi yapmasıyla diğerine göre de stres ve kaygının kitlesel bir depresyona yol açmasıyla oluşmuş. Stres kaynaklı bir histeri olasılığı da dillendirilmiş.
Peki ne salgını bu? Şehir sakinleri transa giriyor ve bilinçsiz bir şekilde dans ediyor. Bu danslar -ki daha önceki yüzyıllarda da benzerleri görülmüş- dans vebası ya da çılgınlığı diye adlandırılarak tarihe geçiyor. Bunda halkın dansçıları koruyan St. Vitus'a olan inancının payı da büyük.
Jean Teulé bu vakadan yola çıkıyor, bebeğini (açlıktan) yememek için nehre bırakan anneyi, dansın ilk kurbanını tanıştırıyor bize. Acısından ve ıstırabından adeta aklını kaybeden anne, transa girmişçesine bir dansa başlıyor ki durdurmak ne mümkün bu kadını. Yıkılana kadar sürecek bir dans bu. Derken diğer insanlar da dans etmeye başlıyor ve böylece dansın da salgını mı olurmuş derken oluyor işte. Yönetimin eli kolu bağlanıyor, ne anlam verebiliyor olanlara ne durdurabiliyorlar dans edenleri.
Bir de kilise ayağı var tüm sürecin. Her şeyi istifleyen, zırnık koklatmayan, açın da sefilin de hâlinden anlamayan...
Eğlensinler bakalım, aydınlanma yolda.
Türkler de yolda bu arada, en azından halk öyle düşünüyor, korkuları büyük. Ya dayanırlarsa kapıya şu çok korkulan Türkler?..
Dili ve ironisi çok iyi yazarın, konu da ilgi çekici. Romanı sevince "Sağanak Altında"yı da aldım. "İntihar Dükkânı" kaldı şimdilik.
Neslihan Bayram Yavuz




Yorumlar