Günyüzü - Graham Swift
- Neslihan Bayram Yavuz
- 30 Oca
- 1 dakikada okunur
"Hayatın büyük kısmı belki de geçmesi beklenen süreden ibaret."

Polis eskisi dedektif George yeni aldığı davayla ne kadar meşgul olacağını henüz bilmiyor, bu davanın hayatının amacı hâline geleceğini de. Sarah ona gelip de kocasını takip etmesini, onun Kristina ile uçağa binip binmeyeceğini, yani ona dönüp dönmeyeceğini öğrenmesini istiyor George'tan. Kristina kim peki? Dubrovnik'ten Londra'ya gelen, Sarah'nın sınıfında dil öğrenen, 93'teki savaşta ailesi öldürülünce geri dönemeyen ve Sarah ona acıyıp da onların evinde yaşamasını teklif edince kabul ederek aileye önce bir kız çocuğu olarak girip zamanla Bob'la sevgili olan genç ve güzel bir kadın.
Swift tabii bu ilk bakışta çok basit duran bu konuyu biraz daha çetrefilleştirip dağıtıyor. Bir yandan bu evliliğe dair bilgileri toplarken bir yandan George'un hayatıyla ilgili detayları öğreniyoruz. İşe cinayet de katıyor Swift, katil gizli saklı olmasa da. Dolayısıyla roman çok fazla olay anlatsa da yazarın asıl mahareti insan psikolojisine odaklanmasında. Her kahramanın ruh hâlini anlatmaya, açıklamaya çalışıyor Swift hepsini derinleştirmese de. Bence asıl başarısı kısa, kesik, eksiltili cümlelerden çokça yararlanarak güçlü bir bilinç akışı ile yer yer iç monologdan yararlanıp oluşturduğu üslubu.
Yazardan ilk "Annelerin Kutsal Pazarı"nı okumuş ve sevmiştim.
"Günyüzü"nü Türkçeye Nedim Çatlı çevirmiş.
Neslihan Bayram Yavuz




Yorumlar